Examples of using Babam in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hem annem hem de babam beni uğurlamak için havaalanına geldiler.
Babam öldü, İki erkek arasında kalmaktan nefret ediyordum.
Babam öldükten hemen sonra buraya çok sık gelir oldum.
Annem ve babam ben küçükken öldüler,
Babam yozlaşmış mıydı yoksa tuzağa mı düşürüldü?
Babam iyi bir adam mıydı yoksa kötü mü?
Babam sana yazılarını dikte ederken yalnızlık çekme diye Dido.
Babam öldü zaten ve karnım ağrıyor.
Bakın, babam herkesin önünde size o topuklu ayakkabıları verdiği için üzgünüm.
İmparatorluk benim Doktor babam öldü mü?
Babam lokanta işini devralmamı istiyor ama bu olmayacak.
Babam öldükten sonra, ardında bitmemiş pek çok iş bıraktı.
Telefonda insanlarla babam hakkında konuşuyor, sonra onlara bağırmaya başlıyor.
Bu annem, bu da babam, bu ben, ve bu da.
Annem ve babam ben küçükken ölmüşler. Beni büyükannem büyüttü.
Bu babam ve Rebecca hakkında.
Babam geldi ve içerde. Yani, bugünkü plan.
Amin. Babam eğer isteseydi seni vurabilirdi. Amin.
Evet. Bunun babam icin ne kadar onemli olacagini bilemezsin.
Babam o. Onları geri koy çöp kutusuna.