Examples of using Bahar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Eskiden çok güzel bahar ve yazlarımız olurdu.
Ne kadar garip gelse de Bahar haklı olabilir.
Bahar birası daha siz ne olduğunu anlamadan başınıza vurur. Dikkatli olun.
Eskiden çok güzel bahar ve yazlarımız olurdu.
Aynı zamanda bahar gelsin diye de su aygırı tanrılarına dua ediyorlardı.
Dalga geçme, Bahar.
Hayır, aslında bu'' Bahar Doğu Hamptondaki bir mahallenin adı.
Sensiz… İlkbaharım, bahar değil.
Seni kporuyacağız, Bahar.
Hayır, aslında bu'' Bahar Doğu Hamptondaki bir mahallenin adı.
Saldırı sırasında onu düşürdüğünü söyledi. Bahar, kötü adamlardan birinin.
Onsekiz? Bahar gibi.
Fark ettin mi, bahar geldi?
Saldırı sırasında onu düşürdüğünü söyledi. Bahar, kötü adamlardan birinin.
Günaydın Bay Hope. Bahar gibi.
Günaydın Bay Hope. Bahar gibi.
Dört kanlı bahar geçti.
Kış soğuğunun artık bitmesi gereken yukarı doğu yakasına bahar mevsimi geldi.
Bahar dansına Qnun kimi götüreceğini biliyor musun?
Ben, Bahar Temizliği Gününden bahsetmiyorum.