EVERY SPRING in Turkish translation

['evri spriŋ]
['evri spriŋ]
her bahar
every spring
her ilkbahar
every spring
her ilkbaharda
every spring
her baharda
every spring

Examples of using Every spring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah. Grass comes back every spring green as ever. Yeah?
Evet. Evet. Çimenler her bahar her zaman ki gibi yesil olarak geri döner?
Yeah? Yeah. Grass comes back every spring green as ever.
Evet. Çimenler her bahar her zaman ki gibi yeşil olarak geri döner. Evet.
These appear every spring in vast numbers
Bunlar her ilkbahar çok sayıda gelir…
So, every spring, the goats must leave the safety of the cliffs and make a dangerous, three-day-long descent on a quest for these precious salts.
Yani keçiler her bahar uçurumlardaki güvenli ortamı terk edip değerli tuzları aramak için üç gün süren tehlikeli bir iniş yapmak zorundadırlar.
And when we let our horses out for the first time every spring, I love to watch them rediscover the world.
Ve her bahar, atlarımızı ilk kez dışarı saldığımızda, dünyayı yeniden keşfetmelerine bayılıyorum.
Every spring, the Atlas Rendering Company used to throw a big barbecue for Grandpa.
Her ilkbaharda… Atlas Et İşleme Tesisi, dedemiz için büyük bir mangal partisi verirdi.
In this part of Southwestern Alaska, thousands leave their dens every spring, and Chris has become an expert at knowing where to find them.
Güneybatı Alaskanın bu bölgesinde her bahar binlercesi inlerini terkeder ve Chris onları nerede bulacağı konusunda bir uzman olmuş.
Every spring, red knots fly 10,000 miles from their wintering grounds in Argentina… to their nesting sites in Canada.
Her ilkbaharda, büyük kum kuşları Arjantinde kışı geçirdikleri bölgeden, Kanadadaki yuvalarına dönmek için 15.000 kilometre boyunca uçar.
This is what happens every spring. For six weeks,
Her baharda, altı hafta boyunca bahçem işte böyle oluyor.
And every spring when the Comanche moves north he can rest here in peace butcher some of our cattle and jerk beef for the journey.
Ve her bahar, Komançiler kuzeye giderken mola verebilirler yolculugu için, bir kaç hayvanimizi kesip, etini kurutabilirler.
Every spring, he is driven by a mysterious urge to return to the pool where he hatched as a tadpole.
Her ilkbaharda onu harekete geçiren gizemli bir dürtüyle bir iribaş olarak yumurtadan çıktığı havuza geri dönüyor.
Every spring they join black vultures and over two million hawks on a mass exodus out of South America.
Akbabalar her ilkbahar iki milyon şahinle bir araya gelip Güney Amerikadan toplu halde hicret ediyor.
Every spring, the Emissary holds a ceremony to bless the women who want to be mothers.
Elçi her baharda istasyondaki anne olmak isteyen kadınları kutsadığı bir tören düzenler.
This happens every spring, and it makes Jenna feel threatened,
Bu her bahar oluyor ve Jenna tehdit edilmiş
To return to the pool where he hatched as a tadpole. Every spring, he is driven by a mysterious urge.
Her ilkbaharda onu harekete geçiren gizemli bir dürtüyle bir iribaş olarak yumurtadan çıktığı havuza geri dönüyor.
Every spring, on a few special nights along the Atlantic coast of North America, thousands of horseshoe crabs emerge from the sea.
Her ilkbahar, bazı özel gecelerde Kuzey Amerikanın Atlantik sahili boyunca binlerce atnalı yengeci denizden çıkarak sahile yönelir.
Every spring, the women of New York… leave the foolish choices of their past behind and look forward to the future.
Her baharda, New Yorklu kadınlar tüm mazilerini bir kenara bırakıp… geleceğe gözlerini dikerler.
Every spring, male and female pandas are ferried around the site in the hope that introductions will lead to romance.
Her bahar mevsiminde dişi ve erkek pandalar romantik bir ilişki ve kaynaşma beklentisiyle site etrafında gezdirilirler.
And every spring and autumn, exactly at the equinox,
Her ilkbahar ve sonbaharda, tam ekinoks zamanında,
Every spring, on a remote island,
Her baharda Sean Connery
Results: 135, Time: 0.0365

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish