NEXT SPRING in Turkish translation

[nekst spriŋ]
[nekst spriŋ]
gelecek bahar
next spring
next fall
önümüzdeki bahar
bir sonraki baharda
gelecek ilkbaharda
önümüzdeki ilkbahar
bir sonraki ilkbaharda
gelecek baharda
next spring
next fall
gelecek bahara
next spring
next fall
önümüzdeki bahara
önümüzdeki baharda
bir sonraki bahar
önümüzdeki ilkbaharda

Examples of using Next spring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I plan to buy shoats next spring and fatten them on corn.
Gelecek bahar yavru domuzlar almayı ve onları mısırla beslemeyi planlıyorum.
Next spring.
Önümüzdeki bahar falan.
Yeah, till next spring.
Evet, önümüzdeki bahara kadar.
But perhaps next spring, the war will be over you and I.
Belki gelecek bahara, savaş bitmiş olur sen ve ben.
Turns fifteen next spring if he survives that long.
Gelecek baharda 15 i bitirecek, o kadar uzun yaşarsa tabi.
Next spring, sometime. That's the really shitty news, in case you were wondering.
Önümüzdeki bahar. Merak ediyorsanız, bu çok kötü haberdi.
Next spring, sometime.
Gelecek bahar, bir ara.
He will be there next spring.
Önümüzdeki bahara orada olacak.
Tom may not go to Boston until next spring.
Tom gelecek bahara kadar Bostona gidemeyebilir.
We're going to do that next spring.
Bunu önümüzdeki baharda yapacağız.
We might go to Boston next spring.
Gelecek baharda Bostona gidebiliriz.
Ah… Or winter. Next spring.
Ah… Gelecek bahar.- Veya kış.
The bidding procedure is expected to be finalised next spring.
Teklif prosedürünün önümüzdeki bahara tamamlanması bekleniyor.
Tom is going to retire next spring.
Tom önümüzdeki baharda emekli olacak.
Retirement isn't officially till next spring, but he makes all the big decisions.
Emekliliğim gelecek bahara kadar resmîleşmeyecek lakin tüm büyük kararları kendisi veriyor.
Next spring… sometime.
Gelecek baharda… bir ara.
I promised publishers that it would be delivered next spring.
Yayıncılara bir sonraki bahar teslim edeceğim sözü verip durdum.
Or winter. Next spring.
Ah… Gelecek bahar.- Veya kış.
We were supposed to be on duty next spring.
Bizim önümüzdeki bahar görevde olmamız gerekiyordu.
Next spring.
Önümüzdeki bahara!
Results: 146, Time: 0.0483

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish