Examples of using Bedeni in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çok ufak düzeltmeler gerekebilir, ama bayanın bedeni.
İnsan ruhu isteklidir fakat bedeni zayıftır.
Ben bu deneyi, insan bedeni üzerinde uygulayacağım.
Bu bedeni yok edince dönüşüme engel olacağını mı sandın?
ama bayanın bedeni.
O ateşli, ıslak bedeni… yumuşacık saçları.
Ben de bu deneyi, insan bedeni üzerinde uygulamaya karar verdim.
Eğer bedeni bulmaya çalışıyorsanız yardımıma ihtiyacınız olacak.
Ayakkabı numarası, kravatlar, takım bedeni… bütün kopyalar birebir uymalı.
Stet radyasyonunun elbiseleri değil sadece bedeni etkilediğini söylemiştim.
İç çürümeden oluşan gazlar birikene kadar insan bedeni batar.
Bu bedeni öldürürsen… ben de yeni bir bedenle dönerim.
İsim, tanım, ses, koku, gömlek bedeni, herhangi bir şey.
Savcılığın davası geçersiz olur. Ölü bedeni canlandırabilirsek.
Avusturyanın ay ışığı altında… ikisinin bedeni uyumlu bir şekilde süzülüyor.
Ruhun bedeni çoktan terk edip etmediğini sorgulamak makul.
ama onun bedeni ne bilmiyorum.
Avusturyanın ay ışığı altında… ikisinin bedeni uyumlu bir şekilde süzülüyor.
Afedersiniz. Bunun 40 bedeni var mı?
Bedeni bulduk, onu yakaladım ve… düşüp kırıldı.