BEKLEMEM in English translation

wait
beklemek
bir dakika
walt
bir saniye
dur
durun
beklerim
to expect
beklemek
bekleyeceğimi
bekleyeceğini
beklenebileceğini
ummaya
waiting
beklemek
bir dakika
walt
bir saniye
dur
durun
beklerim
waited
beklemek
bir dakika
walt
bir saniye
dur
durun
beklerim
to await
beklemek
anticipation
beklenti
beklemek
heyecanla
umut
tahmin
bekliyor her backstreet içinde yüzlerdeki beklentiyi

Examples of using Beklemem in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Benim seni beklemem.
Just me waiting on you.
Yüksek Komutanlığın başkanını beklemem söylenmemişti.
I wasn't told to expect the head of the High Command.
New Yorkta ne beklemem gerektiğini bilmiyorum.
I really don't know what to expect here in New York.
Sayın Yönetici. Yüksek Komutanlığın başkanını beklemem söylenmemişti.
Administrator. I wasn't told to expect the head of the High Command.
İlk gün oraya gittiğimde, ne beklemem gerektiğini bilmiyordum.
I showed up there on my first day, not really knowing what to expect.
O yüzden geldim. Biraz gergindim, ne beklemem gerektiğini bilmiyordum.
So I came down, really was kind of nervous, didn't know what to expect.
Tomu beklemem gerekiyor.
I'm supposed to wait for Tom.
Sıradan bir köle gibi beklemem gerektiğini söyleyen bir mesaj mı gönderdin?
You send message, yet I wait as a common slave?
Tomun bitirmesini beklemem gerekir mi?
Should I wait for Tom to finish?
Beklemem gerektiğini düşündüm.
I thought I would wait.
Ne beklemem gerektiğini bilmiyorum.
I don't know what I expected.
Tomu beklemem gerekiyor.
I need to wait for Tom.
Annemi beklemem gerekiyor.
I'm supposed to wait for Mom.
Onları beklemem gerekiyor mu?
Should I wait for them?
Tomu burada beklemem gerekiyor mu?
Should I wait for Tom here?
Tomu beklemem gerekiyor mu?
Should I wait for Tom?
Tamam. Yatakta çıplak beklemem uygun olur mu?
Is it all right if I wait in the bed naked?
Salıya kadar beklemem gerekirdi. Ama bu çok acil.
I should have waited till Tuesday but it was too urgent.
Ancak bunları beklemem gerekmiyor, değil mi?
But I don't have to wait for all that, do I?
Bunu beklemem gerekirdi.
I should have expected this.
Results: 739, Time: 0.0396

Top dictionary queries

Turkish - English