BENZERI in English translation

like
sanki
mesela
hoşlanıyorum
falan
severim
benzer
böyle
benziyor
istiyorum
tıpkı
similar
benzer
aynı
benziyor
other
diğer
başka
geçen
öbür
öteki
diger
hariç
dışında
such
böyle
kadar
öyle
böylesine
bu kadar
tür
tam
denli
or
ya da
veya
yoksa
yada
falan
kind
tür
biraz
nazik
nasıl
kibar
çeşit
tarz
biçim
tip
böyle
sort
tür
biraz
bir çeşit
tarz
bir şey
tip
nasıl
falan
böyle
benzeri
one
biri
look-alike
benzerini
benzeyen birisi
benzeyenler
lookalike
benzeri
benzeyen birisi
dublör

Examples of using Benzeri in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
kaldıraç benzeri bir şey.
be a trick here, a lever or something.
Vince Vaughnun benzeri!
Vince Vaughn lookalike!
Sanmıyorum. O zaman Ra benzeri nereden geldi?
Then where did your Ra look-alike come from? I don't think so?
Felemenkçe, Almanca benzeri bir şey.
Dutch, German or something.
Ne demek, benzeri?
What do you mean, a lookalike?
Peki ya Ejder Savaşçısı benzeri yarışması?
But what about the Dragon Warrior look-alike contest?
Ben de burda kalır okuma benzeri şeyler yaparım.
I will just stay here and read or something.
Sanmıyorum. O zaman Ra benzeri nereden geldi?
I don't think so. Then where did your Ra lookalike come from?
Toplamda, yaklaşık 7 milyon kişi bu ve benzeri faaliyetlerden faydalanmıştır.
In all, some 7 million people have benefitted from these activities and others.
Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi?
The likes of whom had never been created in the land?
Flaherty bu ve benzeri sahneleri düzenledi.
Flaherty staged this scene and others.
Gerçekten benzeri yok.
There's really nothing like it.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.
Clearly detecting an Earth type civilization at great distances is difficult.
Yoga veya benzeri bir şeyler yap.
Do some yoga or something.
Kullanabileceğimiz bir kimyasal ya da benzeri bir şey yok mu?
Aren't there some chemicals or something we can use?
Şeytan benzeri ve uzaylı yaratıkları katletti.
It has slain alien beasts and daemons alike.
Benzeri olmayan son model siyah bir Escaladesin boyasıymış.
It's unique to late-model black Escalades.
Bu fare benzeri böcekyiyen memelilerin atası olabilir.
Something like a shrew was the ancestor of all the mammals.
Özel bir topluluk ya da benzeri bir şeyin bir parçası olmaya çalışmıyorum.
I'm not trying to be part of some exclusive club or anything like that.
Katamaran benzeri şeyler falan.
Hobie cats and things like that.
Results: 686, Time: 0.0539

Top dictionary queries

Turkish - English