Examples of using Benzeri in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
kaldıraç benzeri bir şey.
Vince Vaughnun benzeri!
Sanmıyorum. O zaman Ra benzeri nereden geldi?
Felemenkçe, Almanca benzeri bir şey.
Ne demek, benzeri?
Peki ya Ejder Savaşçısı benzeri yarışması?
Ben de burda kalır okuma benzeri şeyler yaparım.
Sanmıyorum. O zaman Ra benzeri nereden geldi?
Toplamda, yaklaşık 7 milyon kişi bu ve benzeri faaliyetlerden faydalanmıştır.
Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi?
Flaherty bu ve benzeri sahneleri düzenledi.
Gerçekten benzeri yok.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.
Yoga veya benzeri bir şeyler yap.
Kullanabileceğimiz bir kimyasal ya da benzeri bir şey yok mu?
Şeytan benzeri ve uzaylı yaratıkları katletti.
Benzeri olmayan son model siyah bir Escaladesin boyasıymış.
Bu fare benzeri böcekyiyen memelilerin atası olabilir.
Özel bir topluluk ya da benzeri bir şeyin bir parçası olmaya çalışmıyorum.
Katamaran benzeri şeyler falan.