Examples of using Binme in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O arabaya binme, duydun mu beni?
Bilmiyor musun bıyıklıya binme bedava?
Kendi güvenliğin için, sarhoş bir sürücüsü olan bir arabaya asla binme.
Arabaya henüz binme Walter.
Ilık banyo, buz banyosu, fıskiye… hipnoz… hatta ata binme.
Bu yüzükler sana gemimize binme bileti sağladı.
Pete, o arabaya binme!
Lucy… Şu kızağa binme konusunu.
Ryan, Ryan, minibüse binme.
Su kayağı! Ata binme!
Kate, o arabaya binme!
Nihayet bir gün onunla asansöre binme cesareti gösterdim.
Lütfen yabancıların arabasına binme.
Eyerli yabani at binme.
Bu benim için ata binme sayılır.
Hayır. Annem yabancıların arabasına binme, dedi.
Buz pateni, at binme. Bale dersi.
O gemiye binme John.
Bale dersi buz pateni, at binme.
O gemiye binme John.