Examples of using Bir atom in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Göklerde ve yerde bir atom ağırlığı Ondan gizli kalmaz.
Bir atom enerjiyi yaydığı(
Bir atom bir ya da daha fazla elektronunu kaybederse oksitlenir! O zaman ben… Sıcaklık yükseldikçe.
Akıl hastanesindeki 17 yaşında bir kız bana içinde bir atom bombası olduğu için korktuğunu söylemişti.
Sadece bir atom kütlesi olduğumuza inanan bir Epikürcüsünüz. Siz ki akıl insanısınız.
Başka bir şekilde söylersek-- Eğer bir atom, güneş sistemi büyüklüğünde olsaydı bir sicim,
Işığın temel parçacığı olan foton bir atom veya molekülden ortaya çıktığı sırada, ışık hızında doğar.
Jüri kendi slates yazdı, SHE bir atom var inanmıyorum., yani ama bunların hiçbiri kağıt açıklamaya çalıştılar.
Yaylarla bağlanmış bir atom toplamı için, makul bir katı modeli olmak kaydıyla,
ALLAH bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz.
Yıl kadar önce bir atom kümesi bilinç kazandı… bir taşa baktı ve bir mızrak gördü.
Daha önce hiç denenmemiş bir atom silahın gücünü… ölçüp ayarlayabilmek üzere tasarlanmış bir test.
Sonra adamın teki gelip Atomun gerçek bir atom kadar… önemsiz olacağını söylüyor.
Işığın temel parçacığı olan foton… bir atom veya molekülden ortaya çıktığı sırada, ışık hızında doğar.
Benim elimde bir atom bombası formülü var, o da bunu çalmaya mı gelecek?
Radikal( kimya), eşleşmemiş elektronu olan bir atom, molekül veya iyon.
Işık hızında seyahat ederek doğar. Işığın temel partikülü, foton, bir atom ya da partikülden çıkıp.
da… sonunda elde edeceğimiz, sıkıcı bir atom karışımı olurdu.