Examples of using Boks in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dolar iste. Bunlar boks bilmiyor.
Boks, rakibinin ıskalamasını sağlamaktır.
Cyril, başlatma.- Boks yapmak istemiyorum.
Hiç endişelenmemiştim. Askerdeyken boks yapardım.
Çok kısa. Gelip beni boks yaparken görür müsün?
Belki de boks kariyerinde son defa!
Drago puan olarak ileride görünüyor sadece ayakata kalıp Boks.
Çok kısa. Gelip beni boks yaparken görür müsün?
Unut bunu, çünkü boks kariyerin bitti, oğlum.
Drago puan olarak ileride görünüyor sadece ayakata kalıp Boks.
Unut bunu, çünkü boks kariyerin bitti, oğlum.
Al bakalım, Ginger. Boks gecesi.
Boks vurmak değildir. Geri, sağa.
Boks hakkında bir şey biliyor musunuz?
Ben Jon Anik, ve yanımda milyoner boks organizatörü JJ Riley var.
Boks artık 20. yüzyılda kaldı dostum!
Boks maçına!
Gazetelerde boks yorumları yazmak.
Koşarken, boks yaparken, her şeyde.