Examples of using Bul in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kaybet ve bul.
Otobüs reklamlarında olan'' avukat'' lardan bir tane bul bana!
Balık tutmak için tekneye küçük bir adam bul.
Onları bul, kuvvetlerini belirle
Erojen bölgelerini bul.
Hizmet kayıtlarını bul.
Bak kendine, gerçek potansiyelini bul, Petar görüşünü kaybederken.
Başka bir tane bul, Bill.
Becerikli biri ol ve iş bul… zekisinde.
Bi yolunu bul.
Artoo, Şansölyeyi bul.
Bana bir doktor önlüğüyle stetoskop bul.
ONeilın kızı bulmuş onları.- Bul onları.
Küçük bir kasabaya benzemiyordu. Doğru dürüst bir saç jölesi bul.
R2, şansölyeyi bul.
Onu aramalıyız. Bizi bulmadan önce onu bul.
Kendine hızlı bir araba bul.
Bir kedi videosu bul.
Dört: Günde en az bir kez kafayı bul.
Eğer Agent Libertyyi bulmanın bunu çözeceğini düşünüyorsan,… Agent Libertyyi bul.

