BUL in English translation

find
bulmak
bulacağım
bulun
bulalım
buluyorum
bulayım
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
figure
rakam
artistik
şahsiyet
fark
figürü
bul
anlamaya
düşündüm
çözmemiz
surete
locate
tespit
bulmak
yerini
bulun
yerini belirle
yerini tespit et
found
bulmak
bulacağım
bulun
bulalım
buluyorum
bulayım
finds
bulmak
bulacağım
bulun
bulalım
buluyorum
bulayım
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
getting
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
finding
bulmak
bulacağım
bulun
bulalım
buluyorum
bulayım

Examples of using Bul in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kaybet ve bul.
The lost and found.
Otobüs reklamlarında olan'' avukat'' lardan bir tane bul bana!
Got me one of them"abogados" from the bus ads!
Balık tutmak için tekneye küçük bir adam bul.
Getting the little man in the boat to go fishing.
Onları bul, kuvvetlerini belirle
Locate them, assess their strength
Erojen bölgelerini bul.
Finds his erogenous zones.
Hizmet kayıtlarını bul.
Got his service record.
Bak kendine, gerçek potansiyelini bul, Petar görüşünü kaybederken.
Look at you, finding your true potential, while Petar seems to be losing sight of his.
Başka bir tane bul, Bill.
Found another one, Bill.
Becerikli biri ol ve iş bul… zekisinde.
Besides being a hotshot athlete and getting a job… you're smart too.
Bi yolunu bul.
Finds a possibility.
Artoo, Şansölyeyi bul.
R2, locate the chancellor.
Bana bir doktor önlüğüyle stetoskop bul.
Got me one of them doctor's jackets and a stethoscope.
ONeilın kızı bulmuş onları.- Bul onları.
Find them. O'Neil's daughter was the one who found them.
Küçük bir kasabaya benzemiyordu. Doğru dürüst bir saç jölesi bul.
Didn't look like a one-horse town… but try finding a decent hair jelly.
R2, şansölyeyi bul.
R2, locate the chancellor.
Onu aramalıyız. Bizi bulmadan önce onu bul.
Look, we just gotta look for him. Find him before he finds us.
Kendine hızlı bir araba bul.
Got a fast car, you can drive it.
Bir kedi videosu bul.
Found a cat video.
Dört: Günde en az bir kez kafayı bul.
Four: Getting high once a day keeps the doctor away.
Eğer Agent Libertyyi bulmanın bunu çözeceğini düşünüyorsan,… Agent Libertyyi bul.
Find Agent Liberty. If you think finding Agent Liberty will fix this.
Results: 17439, Time: 0.0375

Top dictionary queries

Turkish - English