Examples of using Buluta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Buluta doğru hızlanıyor.
Yükseliyor… Buluttan buluta yavaşça… cennete doğru.
Buluta saldırmaya hazırlanın.
Buluta nişan alıyorum.
Yüz Tanıma, buluta yüklediğinde yakalamış olmalı.
İki hafta önce Buluta bir şeyler yüklerken tuhaf bir şey fark ettim.
Buluta yüklendi bile.
Bomba düştüğünde buluta bir şeyler yüklüyormuş.
Bomba düştüğünde… buluta bir şeyler yüklüyormuş.
Buluta bak. Beni özleyeceğini sanmam ama özlersen.
Ben ölümsüz hızla… buluttan buluta atladım.
Birkaç saniyede bir önünde ne varsa fotoğrafını çekip buluta yüklüyor.
Buzdolabiniz kaydettigi tüm sesleri… buluta yüklüyor. Bir sus.
Buzdolabiniz kaydettigi tüm sesleri… buluta yüklüyor. Bir sus.
Onu bir şekilde almış olmalı, buluta yüklemiştir!
Evet. Ama önce, buluta gitmemiz lazım.
Güzel deneme. Çoktan buluta yükledim bile.
Cennete doğru. Buluttan buluta yavaşça yükseliyor.
Yükseliyor… cennete doğru. Buluttan buluta yavaşça.