Examples of using Ceketimin cebinde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ceketimin cebinde olması lazım. Nerede?
Ceketimin cebinde olması lazım. Nerede?
Ceketimin cebinde bir telsiz var.
Üst katta ceketimin cebinde fikrimi değiştirmeden alın. -Ödeme yap.
Ceketimin cebinde. Kalem.
Tabii ki ceketimin cebinde. Neredeler peki?
Ceketimin cebinde olduğuna yemin edebilirdim. Üzgünüm.
Ceketimin cebinde 50 pound vardı.
Ceketimin cebinde 50 sterlin vardı.
Kalem. Ceketimin cebinde.
İyi misin? Sözleşme, ceketimin cebinde.
Hızlı aramada 3 tuşuna basarsan cep telefonum ceketimin cebinde.
Ceketimin cebinde bir kütüphane kartı buldum, ve o kartta öyle yazıyordu.
Ceketimin cebi. Tehlikeli. Tamam.
Ceketimin cebi. Tehlikeli. Tamam!
Ceketimin cebi. Tehlikeli. Tamam.
Bunu Edward Morrellin ceketinin cebinde bulduk.
Bunu erkek arkadaşımın ceketinin cebinde buldum.
Tamam. Tehlikeli.- Ceketimin cebi.