Examples of using Cephane in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onlarda cephane vardır.
Cephane denilen bir yer varmış.
Mark Webbink:- Ve cephane gelişmeye başladı.
Nasıl kullanılacağını biliyor musun? Cephane! Hey!
Hey, Cephane Bobby!
Burası cephane değil!
Sırf cephane yağmalamak için halkımın intihar saldırısı yapmasına izin veremem.
Cephane istila edildi.
Bunlarla silah ve cephane yapıyoruz.
İşte Burdickin Principal Hensona karşı çıkıp daha fazla cephane aramaya gittiği yer.
Ama kilidi, bir ile cephane arkada mı?
Bingo Cephane klavuzu.
Burası cephane değil.
Yani bu yüzü olmayan sözde Cephane nereden geldiğini bildiğini mi iddia ediyor?
Şarjı uzun süre tutmaz. Cephane için kullanılan plazma kartuşları.
Bingo Cephane klavuzu.
Eğer Cephane onu bulmasaymış sebze olurmuş.
Cephane klavuzu.
Burada eksiksiz bir el koyulmuş cephane var.
yanlarında'' cephane'' getiriyorlar.