Examples of using Da bir in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kız da bir tek onu istiyordu zaten.
Bu da bir.
Ama aynı zamanda da bir, iki özel proje üstünde çalışırım.
Korkunç da bir son.
Yarın da bir o kadar ses getirir.
Kocamla da bir konuşmam gerek.
Çocuklarının da bir o kadar çocukları oldu.
Oğlunuzun da bir yüzücü olduğundan bahsetmiştiniz?
O da bir çok tuhaf kokular ve hayal kırıklıkları ile dolu.
Eminim toplumda da bir yerin yoktur.
Bu da bir daha asla başarısız olamayacağını anlaman için.
İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır.
Kalp atışı kadar güçlü,… durdurması da bir o kadar zor.
Biliyorum… çünkü büyükbaban da bir gezgindi.
Bulsan da bir bakıyorsun bir arızası var
Söylenmesi gerken her şeyi birbirimize söyleyeceğiz sonra da bir daha görüşmeyeceğiz.
Ve ayrıca erkek arkadaşın olmayan bir menajer bulmayı da bir düşün derim.
Babaya da bir.
Çocuklukta da bir.
Bu da bir.
