Examples of using Damga in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Zehirlenen dördünde iki damga vardı, bu adamlarda yoktu.
Ayrıca, damga yaptırmaya karar verdim.
Daha fazla lastik damga.
Yüzünün sol kısmında bir damga vardı!
Onda damga var mı?
Yara, damga, dövme gibi.
Elinde damga olan belki Taylordır.
Damga var mı? Bakın.
Arkasında damga var.
Ben damga kullanmam, Sonny.
Damga var mı?
Damga almalıyız Barry.
Damga tehlikeli bir şeydir.
Yarım damga mı alacağım o zaman?
Hiçbirinde damga yoktu.
Damga makinesini kişisel mektupların için kullanma.
Bu damga sinyal gibi.
Damga sizi VIP odasına sokmaya yetmez.
Elinin üstündeki damga dikkatimi çekmişti.
Damga şehrine hoşgeldin, nüfus beş.