Examples of using Dav in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu dava ve savunma için zaten bir sonuca varılmıştı.
Sence dava kötü bir fikir miydi?
Dava yarına kadar ertelenmiştir.
Barnesın dava memuru.
Bunun dava için iyi olup olmayacağını bilmiyorum.
Dava babamla mı ilgiliydi?
Ama, dava açarak Onunla bir hayli ilişkisi olan insanları incitemem.
Herkesin dava edip kazandığını varsayınca en fazla 30 milyon eder.
Bir kez, dava departmanından, dua için el ele tutuşmalarını istediniz mi?
Dava açacaksan en azından pazarlığa gelecek cesaretin olsun.
Bu dava, bu kanıtı kabul edip onu masum olarak serbest bırakıyor.
Dava dosyaları.
Bütün dava raporlarını inceledik.
Dava kağıtları iletişimde olmak için harika bir yol olacak.
Mike ben dava açmadan Kevinı konuşturamadı.
Dava devam edecek.
Dava uzatmak için bir neden görmüyorum.
En nihayetinde dava Pied Piperın Hoolide oluşturulduğunu kanıtlamayla alakalı olacak.
Dava kapanmıştır.
Dava kapanmıştır.