DAYAN in English translation

hold on
bekleyin
bekle
dayan
sıkı tutun
durun
dur
tutun
dur biraz
dur bakalım
sıkı tut
hang on
bekleyin
dayan
bekle
sıkı tutun
dur biraz
tutunun
dur bakalım
durun biraz
sıkı dur
dur bir
trust
güvenmek
güveniyorum
emanet
inan
i̇nan
lean
zayıf
yalın
yaslan
eğil
yağsız
dayan
longer
uzun
süre
zaman
sürer
fazla
asık
daha
uzunluğunda
uzundu
sürdü
rely on
güveniyor
bel bağlamak
dayan
bağlı
güvenebilirsiniz
güvenen
itimat
güvendiğini gös
güveniyor bu
there
orada
var
burada
i̇şte
şurada
yanında
var mı
içinde
yok
dayan
dayanı
endure
katlanmak
dayanmak
tahammül
devam
durdukça
katlanan
kalıcıdırlar
sabret
dayanırım
sürekli

Examples of using Dayan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bana dayan. Her şey yoluna girecek.
Lean on me. It will be all right.
Dayan, neredeyse geldik.
We're almost there.
Dayan, Dorothy.- Korkuluk!- Dorothy!
Hang on, Dorothy.- Dorothy!- Scarecrow!
Sen yalnızca Ona ibadet et ve yalnızca Ona dayan.
So do serve Him, and place in Him all your trust.
Hayır! Hayır!- Dayan Küçük Johnny!
No!- Hold on, Little Johnny! No!
Acıya dayan o zaman doğal olarak niyetimi bileceksin.
Endure the suffering Then you will naturally know my intentions.
Savunma Bakanı Dayan üç kez istifasını sundu
Defense Minister Dayan offered to resign three times,
Ve artık dayan Allaha, şüphe yok ki sen, apaçık gerçek yoldasın.
Therefore rely on Allah; surely you are on the clear truth.
Bana dayan. Güzel.
Lean on me. Good.
Dayan, Max. Hastaneye gitmesi gerekiyor.
She needs to go to the hospital. Hang on, Max.
Dayan, neredeyse geldik. Rahatla biraz.
Relax, we're almost there.
Biraz daha dayan bir tanem.
It's just a little bit longer, sweetheart.
yalnızca Ona dayan.
put thy trust in Him.
Kasaba uzakta değilmiş, orada yiyeceğiz.- Dayan.
Hold on. The town's not far, we will eat there.
Sence de Dayan, Tanrı bu yüzden mi bizi seçmiştir?
Do you think Dayan… that's why God chose us?
Ve dayan Allaha ve Allah yeter koruyucu olarak.
And rely on Allah; and Allah is sufficient for a Protector.
Yastığa dayan. Rahatla.
Relax. Lean on the pillow.
Rahatla biraz. Dayan, neredeyse geldik.
Relax, we're almost there.
Ve Rabbine dayan, sabret.
And for the sake of your Lord, patiently endure.
Sadece biraz daha dayan.
Just a little longer.
Results: 4114, Time: 0.0565

Top dictionary queries

Turkish - English