Examples of using Dene in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hadi beni dene.
Bilgisayar benim koordinatlarıma kilitlen… ve bölgeden bölgeye ışınlamayı başlat. Tekrar dene.
Hatta sen gitmeden evvel, dene.
Hey gökyüzü. Hadi beni dene.
Değişiklik mi? Ekmeğin üzerine biraz sürmeyi dene.
Evet.- Hey Walter, yatağı dene.
Senin yaşında hiçbir adam bu saçmalıkları giymez, hayata karışmayı dene.
Serserilere benziyorlar. Beni dene.
Tepeler engel oluyor. Tekrar dene.
Becerini bende dene.
O zaman binmeyi dene.
Temayı Dene.
Bu duyguyu bilirsin, kıçından bir Saint Bernard ısırtmayı dene.
Şansını dene.
Sissy, Bayan Maddenı aramayı bitirdiğinde, McCainin ofisini dene.
Seçilen temayı dene.
Dosyada olabilecekleri herhangi bir kayıdı isimleriyle eşleştirmeyi dene.
Zamanı dene.
Ellere bakmayı bir dene, tamam mı?
Bir dene, haydi.