Examples of using Dengeli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
bilge ve dengeli.
Bazı dengeli sıvı çözeltiler bulduk orada, tuzlar, proteinler.
Dengeli. Çok yavaşsın.
İyi gidiyorsun Dinah. Yavaş ve dengeli.
Dakik. Kibar. Dengeli.
En azından dengeli ve zarif dans etmeyi öğrenmelisiniz.
Dengeli. Çok yavaşsın.
Dengeli Fırıncının duruşu!
Yavaş ve dengeli.
Dakik. Kibar. Dengeli.
Dengeli ve güçlü görünmeni bekliyorum.
Dengeli ateş etmek için saymak gerekir.
İyi gidiyorsun Dinah. Yavaş ve dengeli.
Dakik. Kibar. Dengeli.
O buradayken daha dengeli olduğumu mu?
Halk için sempatik ve dengeli bir kişiliğin kombinasyonu.
Unutmayın; yavaş ve dengeli ilerlemeliyiz.
Dakik. Kibar. Dengeli.
Bu gibi şeyler dengeli olmalı.- Bu da çok zor.
Beni çok çalıştırdılar, dengeli biri olarak yetiştirdiler.