Examples of using Devrelere in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dengeleyiciler devrede, efendim!
Onu devre dışı bıraktığımız izlemini verirsek Francis.
Devrenin bozulmasına şaşmamalı.
Kapalı devreye benziyor.
Joyu çarpan devrenin bir parçası.
Torpidoları çekici ışını devre dışı bırakmak için kullanabilirsin.
Patlama kamerayı devre dışı bıraktı.
Peki bu devrenin ne yaptığını nasıl bulacağız?
Aynı zehri, görevlileri devre dışı bırakmakta da kullandım.
Adiler kameraları devre dışı bırakmış.
Seni devre dışı bırakmaya çalışmak kolay değil Gibbs.
Suçu senin üstüne yıkıp, Zivayı devre dışı bırakıp, Mossadın Müdürlüğüne geçecekti.
Omega C devresini kapat ve sol servo destek devresine geç.
Ama işte buradalar ve dokuz yüz devre sonra hala Barış Muhafızlarından nefret ediyorlar.
Yani Donna Franki devre dışı bırakmaya mı başladı?
Hava tahliye kilidi devrede.'' Acele!
Halkaları devre dışı bırakabilirsek, elimize düşmüş olacak.
Büyük olasılıkla silahlarını devre dışı bırakmaya çalışıyorlardır.
Sadece bu açık devreler kaç volt diye merak ediyordum da.
Motorlarını devre dışı bırakabilir misin?

