Examples of using Dik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Başlangıç olarak düzgün konuşmayı, dik durmayı öğreneceksin. Öğreneceksin Maggie.
Mezarıma girdiğim zaman başım dik olacak.
O zaman önceki gibi dik durmamı söyleyeceğini biliyorum.
Ve burada sizlerin önünde… başımız dik duruyoruz.
Dik o zaman, umurumda değil.
Dik meme ucu olan kadınların yerini gösteriyor. İnsanların isteyeceği bir şey bu!
Dik, dedim. Kovuldun.
Ertesi sabah şu dik yüze tırmanacağız, bu da epey zorlayacak.
Aynı şekilde soldan boşuzay da sütun uzayının dik tümleyeni.
Hayranlık beslerim. Yenildiğinde bile dik duran adama.
Ne demiştin? Sadece, dik otur tatlım.
hep başım dik yürürüm.
Tek yapman gereken gözlerini aşağıda, omuzlarını dik tutmak.
Dik saçları vardı.
Sen dik Karl.
Omuzlar dik. Baş arkaya.
Evet Joe, dik onu savaşçı! Aç. Aç.
Ve sütun uzayı da soldan boşuzayın dik tümleyeni.
Kuzeyden girin. Saatin hemen arkasında dik bir geçiş var.
Hayranlık beslerim. Yenildiğinde bile dik duran adama.