PIGHEADED in Turkish translation

inatçı
stubborn
obstinate
persistent
tenacious
headstrong
rebellious
opinionated
froward
wayward
willful
domuz kafalı
dik başlı
wayward
headstrong
bullheaded
be hardheaded
pigheaded

Examples of using Pigheaded in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
get yourself killed you stupid, pigheaded.
seni öldürsünler, seni aptal, inatçı katır.
Daisy, don't be so pigheaded.
Haydi ama Daisy, bu kadar inatçı olma.
You stupid, pigheaded… What are you trying to prove?
Neyi kanıtlamaya çalışıyorsun? Git oraya da seni öldürsünler, seni aptal, inatçı katır.
As stupid as he is pigheaded. Shcherbina is a pure bureaucrat.
Shcherbina tam bir bürokrat… dikkafalı olduğu kadar da aptal.
Look, you're being pigheaded.
Bak, inat ediyorsun.
Even if you too dumb and pigheaded to realize, that she's setting up for you to play, boy. you can't win this game.
Anlamayacak kadar aptal ve dik kafalı da olsan… senin için hazırladığı bu oyunu kazanamazsın oğlum.
vanquish him quickly before she gets her pigheaded self killed.
edebilir O alır önce onu inatçı kendini öldürdü.
rebellious, pigheaded, always in love, and very dramatic.
isyankar, dik başlı, daima aşık ve oldukça dramatik.
Because you are, without a doubt, the most reckless, pigheaded, craziest person I have ever met. Why not?
Çünkü sen, hiç süphesiz, şimdiye kadar tanıştığım en atak, inatçı, çılgın kişisin.- Neden?
Then you will tell him tonight that the King is arrogant, pigheaded and paranoid.
O bu gece, kralın, kibirli, dik başlı ve paranoyak olduğunu söyle.
They're boring, inconsiderate, pigheaded, stubborn, spoiled mama's boys who think they have a premium on women,
Onlar sıkıcı, anlayışsız, inatçı, dik kafalı, şımarık, anasının kuzusu kadınlar için bir ödül olduklarını düşünen,
They're boring, inconsiderate, there being so many of us girls around. which unfortunately they have, who think they have a premium on women, pigheaded, stubborn, spoiled mama's boys.
Inatçı, dik kafalı, şımarık, anasının kuzusu… kadınlar için bir ödül olduklarını düşünen, ve ne yazık ki, öyleler… çünkü etrafta çok fazla kız var. Onlar sıkıcı, anlayışsız.
Real pigheaded!
Harbi dik kafalı!
Pigheaded dragon.
Domuz beyinli ejderha.
Spoiled and pigheaded!
Şımarık ve dik kafalı!
I am as pigheaded as you are.
Ve en az, sizin kadar da kalın kafalıyım.
Yes, she's only a little pigheaded.
Evet, oldukça inatçı.
Pigheaded triangle bus-head commie-ass, rin g-brin gin.
Keçi kafalı üçgen otobüs başlı komünist-eşek, halka verdirttiğim.
As in pigheaded, adulterous, liar married.
Domuz kafalı, zina yapan, yalancı bir evli.
You went because you're pigheaded like your father.
Gittin çünkü sen de baban gibi inatçının tekisin.
Results: 126, Time: 0.0494

Top dictionary queries

English - Turkish