DILIMINE in English translation

period
nokta
periyot
ders
adet
aybaşı
regl
dönemi
döneminde
süresi
süreci
zone
bölge
alanı
alanına
dilimini
kuşağı
frame
çerçeve
kare
iskeleti
diliminde
suçu
çerçeveleyin
komplo
kadraja
şasisi
tuzak
periods
nokta
periyot
ders
adet
aybaşı
regl
dönemi
döneminde
süresi
süreci
piece of
parçası
bir dilim
pay
adi
pislik
dilimini
eseri
hurdayı
bracket
braket
parantez
dirsek
grubundan
dilimine
destek
timeline
zaman çizgisini
zaman çizelgesi
zaman aralığı
zaman çerçevesini

Examples of using Dilimine in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
ama biz zaten bu zaman dilimine girdik.
we are already in that time zone.
Ve şimdi, bu pizza dilimine dokunursam, daha önce gösterdiğim slaytlar ilerlemeli.
And now, if I touch this piece of pizza, the slides that I showed you before should go forward.
herhangi bir zaman dilimine sahip değildir.
no particular time zone has been assigned.
Nasıl gidiyor? Hala kubbenin yapıldığı zaman dilimine ait tarihi kaynak bulamıyorum.
How's it coming? I still can't find any historical reference to the time period when the dome was built.
Bu zaman dilimine ilk geldiğimde her şeyi tamamen anlayacağımı sanmıştım.
You know, when I first came to this timeline, I thought that having it all was within my grasp.
Nasıl gidiyor? Hala kubbenin yapıldığı zaman dilimine ait tarihi kaynak bulamıyorum?
I still can't find any historical reference to the time period when the dome was built. How's it coming?
Gecikme zamanı uzun bir zaman dilimine genişletilerek mühendislerin gece boyu üzerinde çalışmasına olanak sağlandı ve planlandığı gibi yerleştirme Perşembe gününe yetiştirildi.
The timeline allowed ample time to continue working on the problem during the night and still complete the deploy of the arrays on Thursday as scheduled.
Geri kalanını da üç farklı zaman dilimine götürdünüz, yani yeri belli olmayan son parça dedende olmalı.
And took the rest of you to three different time periods, which means the last piece unaccounted for must be with your grandfather.
Geri kalanınızı da üç farklı zaman dilimine götürdü. Yani bilinmeyen son parça dedende olmalı.
And took the rest of you to three different time periods, which means the last piece unaccounted for must be with your grandfather.
Doğu Avrupanın büyük bir kısmına uzanan Rusya, dokuz zaman dilimine yayılır ve üzerinde çok çeşitli çevre ve yerşekilleri bulunur.
much of Eastern Europe, Russia spans eleven time zones and incorporates a wide range of environments and landforms.
Hangi zaman diliminden olduğunu öğrendim.
I know what time period you're from.
Zaman dilimini yoksay@ info.
Ignore time zone.
Hangi zaman diliminden olduğunu öğrendim Flash.
I have learned what time period you're from, Flash.
O zaman diliminde 6 hedef de savunmasız durumda mı?
All six targets are vulnerable in that time frame?
Zaman diliminin adını göster.
Display the time zone name.
Bana, o zaman dilimindeki insanların bunları elle yaptıklarını mı söylemeye çalışıyorsunuz?
You mean to tell me that people of that time period did this by hand?
Sanki o zaman diliminden hafızamda hiçbir şey kalmamış gibi.
It seems I have no memory of that period of time.
Zaman dilimini ayarladım.
I set the time zone.
Bu zaman diliminde otele kaç araba girdi?
How many cars left the hotel in that time frame?
Başka zaman diliminden geliyorum ben.
I came from a different time period.
Results: 43, Time: 0.0482

Top dictionary queries

Turkish - English