Examples of using Direkt in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben direkt çalışmaya başladım.
Bu direkt Rossum binasına gidiyor.
Direkt hayır deseydin, şimdi onu ikna etmek daha kolay olacaktı.
Ben direkt işe atıldım.
Direkt kavanozdan mayonez yemek yok, benim diş fırçamı da kullanamazsın.
Ve direkt enjeksiyon olayından başlarız.
Direkt sesli mesaja düştü.
Direkt hastaneye götürmüşler, durumu stabil.
Belki de direkt farzediyorum ve biçimlendirmeye başlamayı tamir ediyorum.
Direkt kameraya söyle, topaç.
Buraya direkt spor salonundan geldim.
Neden direkt onları öldürmüyorsun?
Direkt çöpe.
Direkt olarak eve mi gittiniz?
Niye direkt öldürmemiş ki?
Beni direkt olarak çetene getirdin.
Direkt Shaunanın ofisinden geldik.
Niye direkt Iraka gitmiyorsun?
Harry, direkt konuya geleceğim.
Raporu direkt polise götüreceğim.