Examples of using Doldurdun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Zamanını doldurdun. Chianayı bu işin dışında bırak!
Adamı bir silah gibi doldurdun ve doğruca kendi karına nişan aldırdın.
Depoyu doldurdun ve gitmeye hazır mısın?
Silahını doldurdun ve kalabalığa doğru ateşledin.
Tüpünü tamamen doldurdun! Bak!
O hakkını doldurdun.- Kıçıma bir şey girmeyecek.
Kartını sen doldurdun, Onu tekrar bulabilirsin.
Mutfak dolabını da doldurdun mu? Hey Bobby?
Sen boşluğu doldurdun, ama henüz yenisin.
Başvuru mu doldurdun? Benim için bir?
Kendinizi onun ruhuyla doldurdun… ben de iblislerinizi def edeyim.
Zamanını nasıl doldurdun? Buraya taşınmadan önce.
Doldurdun işte. 911 Santral.
Doldurdun işte. 911 Santral.
Ve sabahlarken kahvesini doldurdun. Sen ona birkaç fikir verdin.
Ve sabahlarken kahvesini doldurdun. Sen ona birkaç fikir verdin.
Boşlukları doldurdun.
Onun için neyi doldurdun?
Ne güzel doldurdun.
Parka ve kır evine çok fazla mutlu kampçı doldurdun.