Examples of using Durdum in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sonra durdum.
Bir aileye çok yakın durdum.
Kavgayı ayırmak için durdum.
Ama yıllarca onu düşünüp durdum.
Şu an durduğun yerde çok durdum. O yüzden neler olacağını biliyorum.
Peşinden koşup durdum Her daim bir umutla.
Ben durdum ve izledim.
Bombayı durdum dedim.
Uzak durabilidiğim kadar durdum ama yalnızdım… korktum.
Bir çok anıtın önünde durdum, ancak en kralı Puma Punkuydu.
Artık durdum, değil mi?
Geri durdum, benden hoşlandığınızı söylediniz değil mi?§.
Bira için durdum, ama bize akşam yemeği için bir şeyler aldım.
Kırmızı ışıkta durdum iki yanımda adamlar belirdi. Silahlıydılar.
Orada durdum seni izledim.
Mola vermek için burada durdum. Gözlerimi açtım ve ayrılamadım.
Senden özür dilemeye çalışıp durdum ama sürekli bir terslik çıktı.
Tamam, durdum, ne için.
Durdum. Bana Nusanın tabletlerini getir.
Orada sessizce durdum ve… sen big zsin!