Examples of using Durmaz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sonra o bana dokunur, ve ağlamam durmaz.
Ancak bunu dengelemezseniz… yükselmesi hiç durmaz.
Dişlerinin tıkırdaması durur durmaz.
Biliyorum. Asla durmaz.
Ama büyük oyuncular sahnede ölürler… çünkü onların gelişimleri hiç durmaz.
Ciddiyim, eğer senin gibi sapık değilse kimse durmaz.
Gün içinde bu istasyonda. Hiçbir yolcu treni durmaz.
Ama büyük oyuncularsahnede ölürler… çünkü onların gelişimlerihiç durmaz.
aksiyon asla durmaz.
Bazi yanardağlar hiç durmaz.
Karşılık vermezsen zorbalar asla durmaz.
Biz dursak bile o durmaz.- Hayır.
Crusader araçları hiç durmaz.
Ama şeytanlar asla durmaz.
Kahrolası şeyler asla durmaz!
Ne olursa olsun sabit bir yerde durmaz.
Ya da orada kendine acıyarak durmaz.
Yağmur durur durmaz tenis maçı devam etti.
Bu şeyler durmaz, pes etmez.
Yağmur durur durmaz, buradan ve senden uzaklarda olacağım.