Examples of using Duyunca in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Fidye miktarını duyunca bize neden ondan bahsetmediniz?
Silah sesini duyunca polisi aramışlar.
Başkomiserim duyunca buna ne diyecek bakalım.
Senin geleceğini duyunca, seninle konuşmak için buraya geldi.
Bunu duyunca duramazdın. Elbette yanına gittin.
Şefin beni geri getirdiğini duyunca Yüzbaşı Fuller ne dedi?
Hırsızlıkları duyunca operasyonu bu yüzden seçtin demek.
Duyunca incindin mi yoksa?
Babamın öldüğünü duyunca tahtta hak iddia edebileceğini mi düşündün?
Nasıl hepimizi kandırmaya çalıştığını duyunca muhtemelen bir ittifak falan olmayacaktır.
Terry bunu duyunca doğal olarak çok üzüldü.
Kadının odasından silah sesi duyunca kapıyı kırıp içeri giriyorlar.
Senin onay verdiğini duyunca, Setsuko telefon etti.
Luthor olduğumu duyunca insanların yaptığı şey bu oluyor.
Tiffanynin mesajını duyunca hayretler içinde kalmışsındır.
Sizi yukarda duyunca, Burda sessizce bekledim.
Müdür bunu duyunca kalp krizi geçirecek.
O kelimeyi duyunca bir an ürktüm ama olur.
Onun İngilizce konuştuğunu duyunca herkesin ağzı açık kalacak, Raghuram.
Charlie sorunlarını duyunca kendimi öldüresim geliyor. Eyalet yapmadan önce.