Examples of using Efsaneyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Efsaneyi biliyorum.
Aldeayı, o muhteşem, efsaneyi dünyayı duymamış olmana çok şaşırdım.
Hayır efsaneyi görmek için sabırsızlanan birisi diyelim.
Bu efsaneyi bozar.
Bu meşhur bilim adamı efsaneyi araştırdı… dünyadaki en kuvvetli yaratığı yeniden yarattı.
Efsaneyi yok etmelisin.
Efsaneyi yok ettim.
Nasıl olur da efsaneyi kelepçeleyen biri olmak istersin.
Bırak onlar da efsaneyi muazzam kalabalığın önünde… arenada görsünler!
Bırak onlar da efsaneyi muazzam kalabalığın önünde… arenada görsünler!
Koyu renk giysili. Efsaneyi duydun, adamı gör.
Koyu renk giysili. Efsaneyi duydun, adamı gör.
Efsaneyi duydun, adamı gör. Koyu renk giysili.
Efsaneyi söylemem için üç şey gerek.
Efsaneyi duydun, adamı gör. Koyu renk giysili.
Hepimiz efsaneyi duymuşuzdur, ama kimdir bu adam?
Efsaneyi ya da senin… neden bahsettiğini bilmiyorum.
Efsaneyi hatırladın mı?
Efsaneyi biliyorsunuzdur o zaman?
Bu şeyler olduktan sonra efsaneyi öğrendim.
