Examples of using Ekibe in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İki ekibe ihtiyacım var.
Onu ekibe dahil etmeye uğraşıyorum.
Normal senarist olarak ekibe katılan Dan Vebber iki bölüm yazmıştır.
Oyun gecesi için sizin ekibe katılmamı istiyorsan.
Dedektif West, kalabalığı kontrol etmek için takviye ekibe ihtiyacımız var.
Kendini suçlayamazsın.- Ben gidip ekibe bakayım.
Ama bu müsait olan her ekibe ihtiyacımız olacak.
Olayla alakalı her ekibe ve kaynağa erişim iznin olacak.
Ekibe mesaj atayım, belki birileri hatırlar.
Daha fazla ekibe ihtiyacımız var.
Sorun yok, acilen ekibe ihtiyacım var.
Dedektif West, kalabalığı kontrol etmek için takviye ekibe ihtiyacımız var.
Daha fazla ekibe ihtiyacımız var.
Mantıklı. Başka ekibe geçtiğinden beri bizim için ölüsün sen.
Ekibe katılmayı çok istiyorum.
Ayrıca her şeyin pürüzsüz gitmesi için çalışma seviyesindeki ekibe ziyafet vermen gerekir.
Sitkada haftasonu için üç ekibe ihtiyacımız var.
Dedektif West, kalabalığı kontrol etmek için takviye ekibe ihtiyacımız var.
Limanda üç ekibe ihtiyacım var.
Ekibe elveda diyebilirsin!