Examples of using Elime in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu kılıcı halk için elime alıyorum.
Elime fırsat geçmişken Jonahı öldürmedim.
Elime bir çek vermenin her şeyi düzelteceğini mi sandın?
Yine de elime fırsat geçerse seni kovmaktan mutluluk duyacağım.
Carl, hemşirenin hastanede seni elime ilk verdiği anı hatırlıyorum.
Diyorum ki elime onu tutuklamak için fırsat geçerse, bunu yapacağım.
Tamam canım. Telgraf elime ulaşınca.
Eve gidip onu ilk kez elime almak için sabırsızlanıyorum.
Hazır elime şans geçmişken.
Hastanede onu ilk elime verdiklerinde korkmuştum.
Şu anda yardımcı olamadığımı biliyorum ama elime para geçince.
Bütün bunları yaptım çünkü elime bakan insanlar var.
Elime çok fırsat geçti.
Beyler, bu kağıt elime yeni tutuşturuldu.
Yıl evli kalmam gerekiyor… yoksa elime hiçbir şey geçmiyor.
Skynete sızıp o mahkûmları kurtarmak için elime bir fırsat geçti.
Henüz geç değil. bu mektup elime 20 sene önce geçecekti ki.
Polisteyken elime onu öldürme fırsatı geçti ama gitmesine izin verdim.
Carl, hemşirenin hastanede seni elime ilk verdiği anı hatırlıyorum.
Yıl evli kalmam gerekiyor… yoksa elime hiçbir şey geçmiyor.