EMINDIM in English translation

sure
emin
elbette
tabi
kesinlikle
kesin
tabiî
certain
bazı
emin
belli
belirli
kesin
malum
kesinlikle
mutlak
kaçınılmaz
eminiz
confident
emin
kendinden emin
kendine güvenen
özgüvenli
güvende
eminiz
i was positive
i knew
biliyorum
tanıyorum
bilirim
anlıyorum
tanırım
surely
şüphesiz
elbette
kesinlikle
doğrusu
şüphe yok
çünkü
mutlaka
gerçekten
muhakkak
kesin
be
ol
çok
işte
ise
olun
i pretty
ben güzel
ben burada büyüdüm sayılır güzel
emindim

Examples of using Emindim in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu davayı aldığımda şansımızın yüksek olduğundan emindim.
When I took this case. I was confident we had a good chance.
Kahretsin bu son Borgesdi ve emindim.
Dammit, that was the last Borges, and I was positive.
Emindim bir şey daha olduğuna.
I knew there was something.
Emindim ki daha çok şey bilirlerdi.
Surely they would know more.
Pat bana karşı tavır aldığında, bütün bunların arkasında onun olduğuna emindim.
And when Pat took the stand, I was sure he was behind it all.
Buranın Roberta Millerın karavanının en son görüldüğü yer olduğuna emindim.
Location of Roberta Miller's van. I was certain this was the last confirmed.
Evet, Kansas Cityden çıkışımda dışarıda kalmak istediğimden çok emindim.
I pretty much wanted to stay out. Yeah, once I got out of Kansas City.
Ve ben çok emindim senin destansı hayal kırıklığıyla kalacağına.
And I was confident you would remain an epic disappointment.
Öyle zamanlar oldu ki… işimin bittiğine emindim.
When I was sure I was done for. I mean, there were times.
Amerikada çalıştığına emindim zaten.
He worked in the USA. I knew it.
Bu adamın beni öldüreceğinden emindim.
This man would surely kill me.
Buranın Roberta Millerın karavanının en son görüldüğü yer olduğuna emindim.
I was certain this was the last confirmed location of Roberta Miller's van.
Ve her zaman kendimden emindim.
And I always felt confident.
Geçen sefer de çok emindim.
It's just that i was so sure last time.
Buranın Roberta Millerın karavanının en son görüldüğü yer olduğuna emindim.
The last confirmed location of Roberta Miller's van. I was certain this was.
Pat bana karşı tavır aldığında, bütün bunların arkasında onun olduğuna emindim.
I was sure he was behind it all. And when Pat took the stand.
Belki de çok emindim.
Perhaps too confident.
Kendinden utanmalısın.- Sen olduğundan o kadar emindim ki.
She should be ashamed. I was so certain of you.
Ve kazandığımda, Beni bir daha terketmiyeceğine dair emindim.
And when I did, I made sure that she would never leave me again.
Kendinden utanmalısın.- Sen olduğundan o kadar emindim ki.
I was so certain of you. She should be ashamed.
Results: 730, Time: 0.0474

Top dictionary queries

Turkish - English