Examples of using Emret in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Emret. Başkaları dövüşsün.
Kuvvetle tut bunları ve emret toplumuna da onları en güzel şekliyle tutsunlar.
Özrü kabul edip suçları bağışla, iyiliği emret ve bilgisizlerden yüz çevir.
Binbaşı, adamlarına silahlarına bırakmalarını emret. Ben istiyorum.
Tıka basa doldur Açlığın ağzını Ve emret hastalığa bitmesini'' R.
Ne durumdayız? Emret, komutanım.
Owen! Emret, çavuşum.
Sana emrediyorum. Emret bana, lordum.
Yondu Udonta! Adamlarına Nova Birliğine teslim olmalarını emret.
Sen yine de affa sarıl, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.
Emret komutanım.- Onbaşı Hannagan.
Führer, sen emret, bi̇z uyalim!
Emret komutanım. Nerede hata yaptın Beddows?
Führer, sen emret, biz uyalım!
Adamlarına silahlarını bırakmalarını ve lejyonlarıma teslim olmalarını emret.
Emret, Sezar? Ben merhametim?
Teşekkür et ve Robb Starkın kellesini yollamasını emret.
McMurdo istasyonuna… bu koordinatlarda hemen arama başlatmasını emret!- Verildi!
Emret, Başkanım.
Kaledeki tüm kuvvetlere silahlarını bırakmasını emret.