Examples of using Emriyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şerif McCabein emriyle sizi serbest bırakıyorum.
Führerin emriyle sizi tutukluyorum.
Führerin emriyle sizi tutukluyorum.
Esiri ancak kralın emriyle bırakabilirim.
Ben buraya başkanın emriyle geldim.
İspanyadan emriyle.
Kralın emriyle.
Albay Stauffenberg. Führerin emriyle tutuklusunuz?
Albay Stauffenberg. Führerin emriyle tutuklusunuz.
Albay Stauffenberg? Liderin emriyle tutuklusunuz?
Albay Stauffenberg? Liderin emriyle tutuklusunuz.
Tehlikeli soytarıların emriyle kahvehane züppelerinin yönettiği kırbaçlanmış askerler.
Leydi Catelyn Starkın emriyle Sör Jaimeyi Kralın Şehrine götürüyorum.
Tehlikeli soytarıların emriyle kahvehane züppelerinin yönettiği kırbaçlanmış askerler.
Tehlikeli soytarıların emriyle kahvehane züppelerinin yönettiği kırbaçlanmış askerler.
Mahkemenin emriyle, arkadaşınız Bay Valenzueladan bir armağan.
Finnermanın emriyle Reganın babasını gözaltına aldın.
Majestelerinin emriyle buraya geldim seninle içmek için değil Küçük Şeytan.
Kralın emriyle, onu yazmaya koyuldum.
Kral vekilliği emriyle buradayım. Kraliyet ailesinden sağ kalanları toplamak için.