ERITEREK in English translation

melting
eritebilir
erime
eritmek mi
dissolving
feshettik
çözünmesi
eriteceğiz
çözülür
erit
çözülüyor
çözdüğümden
çözülmesini
melt
eritebilir
erime
eritmek mi
melts
eritebilir
erime
eritmek mi
smelting
kokuyordu
kokusunu
kokuyorlardı
kokardı
kokladı
kokan
kokunu almış

Examples of using Eriterek in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
şeker kili olarak da adlandırılır), çikolata eriterek ve mısır şurubu, glikoz şurubu
is a chocolate paste made by melting chocolate and combining it with corn syrup,
EURENCO Bofors şirketi, bire-bir hidrazin yerine kullanılmak üzere LMP-103S isimli kimyasalı,% 65lik oranda amonyum dinitramidi, NH4N( NO2) 2,% 35lik oranda metanol-amonyak su çözeltisi içerisinde eriterek üretmiştir.
The EURENCO Bofors company produced LMP-103S as a 1-to-1 substitute for hydrazine by dissolving 65% ammonium dinitramide, NH4N(NO2)2, in 35% water solution of methanol and ammonia.
iniş aracı 2. aşamada 3-5 kmlik buz örtüsünü eriterek yol alacak, bundan sonra ise 3. aşamaya geliniyor.
land on the ice, then there's a second stage of the lander which melts its way from 3 to 5 kilometers of ice cap and then at that point you kick out the 3rd stage.
Üst manto, kayayı eriterek akışkan hale getirebilecek kadar sıcakken,
The upper mantle is hard enough for the rock to melt and be fluid,
Karın erimesini görmeyi seviyorum.
I love seeing the snow melt.
Buzun erimesini seyrediyoruz.
We're watching ice melt.
Eritiyor taştan kalbini.
Melting your heart of stone.
Ama, Eri, eğer bir bebek istersen evlenir misin?
But, Eri, if you wanted a baby would you marry a man?
Eri ile Shibuyaya alışverişe gideceğim.
I'm going shopping to Shibuya with Eri.
Kanatları eriyor ve denize düşüp ölüyorlar.
Their wings melt and they crash into the sea and die.
Eri kendisinin böyle bir kalkanı olduğunu, bana ilk defa anlatıyordu.
Eri told me once that before exposing yourself you should get a shield.
Şu anda Eri göremediğin için, onu ne kadar istediğininde önemi yok.
You can't see Eri for now, no matter how much you want it.
Eri babasına ders verebilmek için onun istediği gibi bir avukat olmak istiyor.
Eri wants to be a lawyer to teach her father a lesson.
Babiş, Eri ile, ayrılmak zorunda kalabiliriz.
Dad, I might have to break up… with Eri.
Pastırmalı erimiş çedar peynirli leziz şeylerinden yok muydu?
They didn't have the Bacon Cheddar Cheese Melt flavor?
Eriyip kül olacak!
Melted to slag!
Çekirdek erimesine 30, 29, 28 olurdu.
Core meltdown in 30, 29, 28… Countdown.
Kutup buzullarının erimesi yüzünden sular altında kalacağız.
We will wind up under water, due to the polar ice caps melting.
Dondurmanın erimesine izin verme.
Don't let your ice cream melt.
Sözümün eri olmayı bana sen öğrettin.
You taught me to be a man of my word.
Results: 41, Time: 0.0375

Top dictionary queries

Turkish - English