ERKEN in English translation

early
erken
ilk
önce
önceden
sabah
başlarında
saatte
soon
yakında
birazdan
çabuk
erken
hemen
kısa süre
yakın zamanda
kısa zamanda
premature
erken
prematüre
zamansız
vakitsiz
earlier
erken
ilk
önce
önceden
sabah
başlarında
saatte
sooner
yakında
birazdan
çabuk
erken
hemen
kısa süre
yakın zamanda
kısa zamanda
earliest
erken
ilk
önce
önceden
sabah
başlarında
saatte

Examples of using Erken in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
En erken o zaman müsait olur.
That's the earliest he will be available.
Konuşmalar erken başlayacak.
And the speeches are early.
Erken davrandım.
Erken geldin.
You came quickly.
Tom erken gelebilir.
Tom might be early.
Bu kadar erken uyanacağını tahmin etmedi sanırım.
She didn't think that you were gonna wake up so soon.
Erken kalkma alışkanlığının önemini abartmak imkansızdır.
It is impossible to exaggerate the importance of the habit of early rising.
Ne kadar erken geldiyse, o kadar erken de gitti.
As quickly as he came, he's gone.
Saat 7:00 erken biliyorum ama gelebileceğim tek zaman bu.
I know 7:00 is early, but it's the only time that I could come.
Amcam zatürreeden erken ölmüştü. Teyzem de gündeliğe gidiyordu.
My uncle died young of pneumonia… so Auntie goes out as a charlady.
Erken çıkmışsınız.
You guys are early.
Sinirlenmek için erken, Bay Tyler?
To early for a sharpener, Mr Tyler?
Lisa işten erken çıkınca dükkânı benim kapatmam gerekti.
Lisa left work early, so I had to close up by myself.
Tom erken gitmek istedi.
Tom wanted to be early.
Tom erken gitmeyi sever.
Tom likes to be early.
Tom erken gelebilir.
Tom could be early.
Evet, erken kalktım benim için zevk.
Yeah, I was up early, so it's my pleasure.
Daha erken müdahale edebilirdim.
I could have stepped in earlier.
Oh, Brooke erken gitmek zorunda kaldı. Onu aramanı istedi.
Oh, hey Brooke had to take off early so she said for you to call her.
Erken gelmemiz iyi olmuş.
It's a good thing we stopped by earlier.
Results: 23990, Time: 0.0373

Top dictionary queries

Turkish - English