EZDIM in English translation

crushed
ezilme
ezip
paramparça
aşık
ez
aşkı
ezerim
hoşlanıyor
ezelim
tutkun
ran over
ezdin
çarpmıştı
koş
ezildi
ezeriz
koşun
koşa koşa
üzerinden idare
kaçmak
smashed
ezer
paramparça
parçalamak
kırmak
ez
dağıtma
kıracağım
parçalanmaz
squashed
kabak
ezmesi
duvar tenisi
balkabağı
kabaklar
ezersiniz
i mangled

Examples of using Ezdim in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sanırım ekspres yolunda bir Wookiee ezdim.
I think I ran over a Wookiee back there on the expressway.
Sanırım yolda bir tane geyik ezdim.
And I think I ran over a moose.
Bana yanlış yaptı ve onu parmaklarımın arasında bir böcek gibi ezdim.
Mm. She wronged me, and I crushed her like a gnat between my fingers.
Hayır, onu kürekle ezdim.
I smashed it with a shovel.
Birkaç ay önce kız arkadaşımın kedisini ezdim ve ona söylemedim.
I ran over my girlfriend's cat a couple months ago and didn't tell her.
Ve sonunda onu ezdim.
And he was squashed.
Park yerinde bir kaplumbağa ezdim.
I ran over a turtle in the parking lot.
Yani sanırım birini ezdim.
I think I ran over someone.
Daireye teklif veren başkaları da vardı ama… onları böcek gibi ezdim.
There was a competing bid on the place, but I squashed that like a bug.
Ama sonra onu ezdim.
But now I'm crushed.
O kuş gözetleyen pisliği ve yüzlercesini ezdim.
I ran over that bird-watching jerk and 1 00 others.
Sonra da tüm kemikleri kırılana kadar botlarımla kafasını ezdim.
Then I stomped on his hand with my boot until every bone was broken.
Anne, Tanrıyı ezdim.
Mommy, I smushed God.
Bu korkunç böceği ezdim!
I crushed that horrible bug!
Bir adamı ezdim.
I smashed a guy.
Seni her savaşta irademle ezdim.
I smashed you at will on every battlefield.
İlki bir uyuşturucu satıcısıydı- Onu arabamla ezdim.
First was a drug dealer- I ran him down with my car.
Bir tane ezdim.
I crushed one.
Muzları ben ezdim.
I mashed up the bananas.
Bir örümceği ezdim.
I crushed a spider.
Results: 89, Time: 0.0478

Top dictionary queries

Turkish - English