Examples of using Ezeli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ezeli düşmanlar bile.
Ezeli soruymuş! Soru falan yok ki.
Ezeli düşmanız. Mola alamıyoruz.
Ezeli karanlıkta, ölü böceklerin ve gümüşi kabirlerin rüyalarına yatıyor.
Sen onun ezeli düşmanısın Supergirl.
Ezeli soruymuş!
Ama Dothan bizim ezeli düşmanımız.
O senin ezeli düşmanın.
Çok daha büyük bir planın,… ezeli ve devinimsiz.
Ben senin ezeli düşmanınım.
Ne demeliydi? Oğlu Rahul, o ezeli soruyu sorduğunda.
Bir zamanlar çalışma ortağı olan Madeline Wuntch artık ezeli düşmanıdır.
Soru falan yok ki. Ezeli soruymuş!
Ama onlar ezeli düşmanlardı.
Soru falan yok ki. Ezeli soruymuş!
Tutku, tevazunun ezeli düşmanıdır.
Gerçekten savaşın bitmesinden bir gün sonra ABD ve Rusya ezeli düşmanlar haline geldiler.
Tanrının eski vatanımızı kutsayıp ezeli huzura kavuşturmasını dilerim.
Batman ezeli düşmanının ayaklarına kapanacak!
Kaderimde, senin ezeli düşmanın olmak varmış.
