EZELI in English translation

sworn
söz
küfür
ant
yemin ederim
yemin et
şahidimdir
yemin olsun
sövmene
bir yemin
billahi
eternal
sonsuz
ebedî
ebediyen
tükenmez
ölümsüz
ezeli
mortal
ölümcül
bir insan
ölüm
bir beşer
fâni
bir insandan
ezeli
arch
kemer
baş
ezeli
kavis
ancient
antik
eski
kadim
tarihî
old
eski
ihtiyar
büyük
yaşlı

Examples of using Ezeli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ezeli düşmanlar bile.
Even mortal enemies.
Ezeli soruymuş! Soru falan yok ki.
The eternal question! There is no question.
Ezeli düşmanız. Mola alamıyoruz.
We're mortal enemies- no time-outs.
Ezeli karanlıkta, ölü böceklerin ve gümüşi kabirlerin rüyalarına yatıyor.
In eternal darkness, he's dreaming of dead insects and silver tombs.
Sen onun ezeli düşmanısın Supergirl.
You're his mortal enemy, Supergirl.
Ezeli soruymuş!
The eternal question!
Ama Dothan bizim ezeli düşmanımız.
But Dothan's our mortal enemy.
O senin ezeli düşmanın.
He's your mortal enemy.
Çok daha büyük bir planın,… ezeli ve devinimsiz.
Of a bigger design, eternal and motionless.
Ben senin ezeli düşmanınım.
I'm your mortal enemy.
Ne demeliydi? Oğlu Rahul, o ezeli soruyu sorduğunda.
What must she have said when Rahul, her son asked that eternal question.
Bir zamanlar çalışma ortağı olan Madeline Wuntch artık ezeli düşmanıdır.
Skouras is Winter's old partner, now mortal enemy.
Soru falan yok ki. Ezeli soruymuş!
The eternal question. There is no question!
Ama onlar ezeli düşmanlardı.
But they're, like, mortal enemies.
Soru falan yok ki. Ezeli soruymuş!
There is no question. The eternal question!
Tutku, tevazunun ezeli düşmanıdır.
Of humility. Passion is the eternal enemy.
Gerçekten savaşın bitmesinden bir gün sonra ABD ve Rusya ezeli düşmanlar haline geldiler.
Literally the day after the war ended, the U.S. and Russia became mortal enemies.
Tanrının eski vatanımızı kutsayıp ezeli huzura kavuşturmasını dilerim.
I call for Gods blessing and eternal peace over old motherland.
Batman ezeli düşmanının ayaklarına kapanacak!
Batman will grovel at the feet of his greatest enemy!
Kaderimde, senin ezeli düşmanın olmak varmış.
My fate was to become your greatest enemy.
Results: 144, Time: 0.0375

Top dictionary queries

Turkish - English