Examples of using Fal in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Fal odasına gel.
Tıpkı fal kurabiyesinde çıktığı gibi şelalelerde aşık olduk.
Fal kitabı değil, soyağacı bu.
Çünkü fal kurabiyelerinin içine şu şeylerden koydum.
Fal kurabiyemi unuttum.
Bu fal kurabiyelerini alın ve ona selam söyleyin.
Tüm parasını bu fal seanslarına harcıyor, tarot yorumları, ve diğer saçmalıklara.
Hiç 6. His Fal dükkanına gittin mi?
Sana fal bakayım mı?
Esmereldayı konuşturmak istiyorsanız fal için para ödemelisiniz.
Fal için ne kadar?
Bu fal kurabiyesi tam bir saçmalık!
Fal bakıyorsun. Kart numaraları biliyorsun.
Fal kurabiyesi müthiş bir buluş.
Sonra da fal kurabiyesini yemiştim.
Fal kurabiyesini açtım
Baltimoredaki Fal Kurabiyesi Fırını soygunuyla ilgili bildikleri olduğunu söyledi.
Kitaptan fal bakabilir misin?
Hele fal kurabiyesinden öğreniyorsan.
Fal kurabiyemde'' bu'' yazıyor.