Examples of using Faul in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Boksörler çoğunlukla faul yapamaya yönelikler… onun duruşu sert değil.
Hakem, faul vardı adamım!
Teknik faul, Koç.
Faul ama bu.-'' Huzurumu buldum.
Ama faul herhangi bir kanıt yoktu.
Michael faul çizgisinde, Ehlonun üzerinden atıyor.
Basket ve faul, Michael Jordan!
Aslında hücum faul değil, blok.
Ona faul yapacak, sezonlarını bitirecek,
Hayır, faul izi yoktu.
Faul yapıldı, adamım.
Bu faul! Hakem nerede?
Bu faul Biliyorum.
Annesini arayın.- Sana faul yaparsam söyle bana, ahbap.
Sana faul yaparsam söyle bana, ahbap.
Bu faul! Hakem nerede?
Faul bu!
Hayır! Eğer sana faul yaparsa sen de ona faul yap!
Daha önce hiç faul topu yakalayamamıştım.- Evet.
Faul çal! Bençe dön Koç.