FIYASKO in English translation

fiasco
fiyasko
failure
fiyasko
beceriksiz
yenilgi
başarısızlık
yetmezliği
hatası
arızası
kesintisi
yetersizliği
arızalanmış
flop
fiyasko
başarısız
bir flop
koyuşundan
bust
baskın
fiyasko
tutuklamak
tutuk
büstü
baskını
patlatırsanız
yakala
yakalar
dud
fiyasko
bozuk
sahte
patlamayan
dudın
washout
fiyasko
başarısız
fizzle
fiyasko
fos
debacle
fiyaskosu
felaketi
bozgununuz
yenilgiyi
clusterfuck
karmaşa
kümelenmenin
fiyasko
flops
fiyasko
başarısız
bir flop
koyuşundan
flopped
fiyasko
başarısız
bir flop
koyuşundan

Examples of using Fiyasko in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
İçecek fiyasko oldu kanka.
The drink was a flop.
Biraz fiyasko.
Bit of a debacle.
Hayır, bu beni bir fiyasko yapmıyor.
No, that does not make me a failure.
Dün gece kocasıyla yaptığın görüşmenin fiyasko olduğunu sanmıştım.
I thought the interview with the husband was a bust last night.
Gerçekte, fiyasko gibi görünüyorlar ama değiller.
But in reality, they only look like flops.
Reevaya yeni silahının fiyasko olduğunu söylemek ister misin?
Do you want to tell Reeva her new weapon is a dud?
Fiyasko Bombacısını durdurmak istiyorsan bir başka şansın daha olmayacak.
If you ever want to stop the Fizzle Bomber you will never get another chance.
Fiyasko kahraman!
Flop hero…!
Bu görkemli fiyasko için teşekkürler. Pardon karşılama demek istedim.
I'm grateful for this magnificent washout, ah.
Okul harcını ödemek için çırpınmak fiyasko değildir Lauren.
Struggling to pay for med school isn't failure, Lauren.
Phenix de yaşanacak bir intihar piyasada fiyasko yaratır.
A suicide at Phenix would cause a market debacle.
Sanırım bugünkü su balesi dersi fiyasko oldu.
I… I guess the swimboree class is a bust for today.
Sanırım fiyasko olan bir gösteride vardı.
I think it was in a show that flopped.
Ama Fiyasko Bombacısı hala dışarıda.
But the Fizzle Bomber's still out there.
Oğlumuzun fiyasko olduğunu düşündüğümüz zamanı hatırlıyor musun?
Remember when you were all worried that our son's a dud?
Dört gösteri, dört fiyasko.
Four shows, four flops.
Gösterişçi, aşırı süslü, fiyasko.
Pretentious, overwrought, flop.
En azından artık arkadaşların bir fiyasko olduğunu düşünmüyorlar.
At least your friends don't think you're a washout anymore.
Ellili yaşlarının ortasında tamamiyle bir fiyasko olduğuna emindi.
In his mid-50s, he was completely sure that he was a failure.
Yine de, bütün bu fiyasko ile kendimizi ilişkilendirmemiz gerekmez.
Even still, we shouldn't associate ourselves with that whole debacle.
Results: 323, Time: 0.0486

Top dictionary queries

Turkish - English