GARANTISINI in English translation

guarantee
garanti
emin
teminat
kefil
kesin
temin ederim
güvence
güvencesi
assured
garanti
temin ederim
teminatını
güvence
emin
warranty
garanti
delil
assurance
garanti
teminat
güvencesi
güvence
söz
sigorta
güvencesini almak istiyorum
guarantees
garanti
emin
teminat
kefil
kesin
temin ederim
güvence
güvencesi
assure
garanti
temin ederim
teminatını
güvence
emin
assurances
garanti
teminat
güvencesi
güvence
söz
sigorta
güvencesini almak istiyorum
guaranteed
garanti
emin
teminat
kefil
kesin
temin ederim
güvence
güvencesi
assures
garanti
temin ederim
teminatını
güvence
emin
vouch
kefil
garanti
teyit
tanıklık

Examples of using Garantisini in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Garantisini verirse. Başka şeyler de var. Tabii mahkeme onun iyi bir eğitim göreceği.
Of course, they guarantee to give him a good education and such.
Ama yalnız olmayacağının garantisini verebilirim. Kesinlikle hayır.
But I can promise you that you will not be alone. Absolutely not.
Ama yalnız olmayacağının garantisini verebilirim. Kesinlikle hayır.
Absolutely not. But I can promise you that you will not be alone.
Ama… Kendini kontrol edebileceğinin garantisini verirsen bize o zaman seni değerlendirmeye alabiliriz.
But… if you assure us you will control this attitude we may consider you..
Hiç karışmayacağının garantisini verdiler. Biliyorum ama polisin.
I know, but they guaranteed that no police are involved.
Sitenin popüler olacağının garantisini verdin… ama para kaybediyorum, Sasha.
You guaranteed me eyeballs on your site, and I'm losing money, Sasha.
Sitenin popüler olacağının garantisini verdin… ama para kaybediyorum, Sasha.
And I'm losing money, Sasha. You guaranteed me eyeballs on your site.
Garantisini vereceğim şey bu.
What I will guarantee you is this.
Bununla birlikte, size garantisini verebileceğim bir şey var.
However, there's one thing I can promise you.
Garantisini vermek bir yana, tüm sonuçlar aşkın tahmin bile edilemeyeceği yönünde.
All the conclusions agree there is no way to predict love, much less guarantee it.
Ama en azından sana bir şeylerin garantisini veriyorlar.
But they will guarantee you something at least.
Ben ve dostum bunun garantisini veriyoruz.
Me and my buddies will guarantee it.
Kimse haddinden fazla dikkatli olamaz. Brezilya Komünist Partisi Genel Sekreteri olarak tek şeyin garantisini verebilirim.
As Secretary-General of the Brazilian Communist Party… one thing I guarantee.
Senden, Audreynin güvende olacağı garantisini almadan indirmem!
Not until I get a guarantee from you that Audrey is safe!
Bu işi alırsam, saçının bukle bukle olmayacağının garantisini veririm.
If I get this job, I guarantee you will never frizz or kink up.
Yani sana bir şeyin garantisini vermiyor artık.
I mean, the fact is, it doesn't guarantee you anything anymore.
Bütün kızlarıma, polis zorbalığından korunacakları garantisini veririm.
I guarantee all my girls They're gonna be safe from police harassment.
Bir planı olduğunun garantisini verebilirim.
I guarantee he's got a plan.
Öncelikle adımın listeden silinmesinin garantisini istiyorum.
First, I want a guarantee that my name's off the list.
Husumet olacaksa da halkımızın ve çiftliklerimizin güvenliğinin garantisini kim verecekmiş?
And if so, who will guarantee the safety of our own farms and communities?
Results: 323, Time: 0.0346

Top dictionary queries

Turkish - English