Examples of using Hallet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen hallet bunu.
Sen onu hallet ve bende geberteceğim adamı bulayım.
Tamam hallet lütfen.
Ktir! Hallet şunu!
Bu rezilliği sen hallet. Umurumda değil.
Sadece şu alçak Komiteye git ve bu işi hallet.
İçeri girin Bayan Hallet, ben de babama oğlunuzdan bahsedeyim.
Olan sorunlarını hallet. Rosato kardeşlerle.
Sen onu hallet.- Chiana biz.
Tamam hallet lütfen.
Sen önü hallet, ben de arkayı.
Yatırımcıları sen hallet, ben sadece vasıflı işçiyim.
Ktir! Hallet şunu!
Pekala ahbap, geri kalanını da sen hallet.
Bayan Hallet, sizi uyarıyorum!
Rosato kardeşlerle olan sorunlarını hallet. Ne yapabilirim?
Derdini dışarıda hallet! -Kıçımı ye!
Sen onu hallet.- Düşüneceğim.
Cesedi hallet Frank.
Bu akşama kadar hallet.- Gidiyorum.