HAREKETE in English translation

move
hareket
hamle
yürüyün
taşınmak
kımılda
kıpırda
çekilin
çekil
yürü
taşı
action
aksiyon
hareket
eylem
motor
olay
faaliyet
müdahale
işlem
önlem
harekat
movement
hareket
dolaşım
akım
hareketlenme
act
hareket
rol
davranın
davranıyorsun
davranış
sahne
davran
yasası
eylemi
gösterisi
motion
hareket
önerge
teklif
sinema
talep
çekimde
dilekçesine
devinim
mobilize
harekete geçir
seferber et
harekete geçsin
hareket ettireceğiz
activate
aktive
aktif
çalıştır
etkinleştir
devreye
harekete
aktif hale getir
activity
aktivite
faaliyet
hareket
eylem
etkinlik
makes
yapar
yapan
daha
yapıyor
yapalım
yapar mı
kıl
yap
yapın
açın
movin
hareket
ilerliyor
et
yürümeye
edin
taşıyor

Examples of using Harekete in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ne harekete geçirir seni?
What makes you tick?
Mühürlenmiş Tanrıça uyanıp yeniden harekete geçecek.
A sealed goddess will one day wake and act up again.
Kuzey Afrikalıların, radikal İslami harekete bağlandığını düşünüyorlardı.
They thought the North Africans had links to radical Islamic activity.
Kabile reislerinin kararı olmadan askerlerimizi harekete geçiremezsiniz.
Without the chieftains' resolve, you can't mobilize our troops.
Gitmek zorundayız. Harekete geçiyoruz.
We're in motion. We gotta go.
Eğer bu silahı harekete geçirirlerse, bu zaman çizgisini bozacak.
If they deploy this weapon, it will contaminate the timeline.
Harekete geçme vakti.
Time to go mobile.
Benim işimde insanları nasıl harekete geçireceğini çözmek için çok zaman harcarsın.
In my job you spend a lot of time trying to figure out what makes people tick.
Harekete geçin. Ben alırım!
Movin' in. I got him!
Mektupları Jordene vereceğim dersen Ballard hızlıca harekete geçecektir.
Let him know you will give Jorden the letters, Ballard will act. Fast.
Amerikan güçleri harekete geçebilir.
Forces might mobilize.
Felç ekibini harekete geçir.
Activate the stroke team.
Yakında yeni dünya düzenini harekete geçiriyoruz.
Soon we set the new world order in motion.
Genç yaşta devrimci harekete katıldı.
Voykov became involved in revolutionary activity at a young age.
Onları harekete geçiren şeyi bilirim.
I know what makes them tick.
Biz harekete geçiyoruz.
We're going mobile.
Lazerler harekete geçecek.- 8200 metre.
The lasers will deploy. Twenty-seven thousand feet.
Harekete devam. Biraz daha.
A little more. Keep movin.
Müttefiklerimize yapılan bir başka yasadışı ve muhalif harekete göz yummayacağım.
I will not condone another illegal and hostile act toward our allies.
Yakında yeni dünya düzenini harekete geçiriyoruz. Güzel.
Good. Soon we set the new world order in motion.
Results: 1753, Time: 0.0567

Top dictionary queries

Turkish - English