Examples of using Haydut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ah haydut! Ay, darağacı ödülü!
Haydut değil. O bir suikastçıydı.
Gel bakalım küçük haydut. Amerika!
Hayır, haydut kocası tarafından yere serildim.
Neden Haydut için bir şey yapacakmışım ki?
Haydut gibi davrandığının farkında mısın?
Ben haydut değilim.
Bu haydut hayatımı mahvetti!
Ah haydut! Ay, darağacı ödülü!
Herkes haydut olmak istiyor.
O haydut bizi hala soyuyor, degil mi?
Daha sonraları, o kadın haydut sıkça evime gelmeye başladı.
Haydut seni New Yorka istiyor.
Ben haydut için bir tuzak kurdum.
Mickey Dolan, haydut. OReilly ailesinin kiralık katili olan mı?
Seni haydut!
Çünkü sende o eskimiş haydut kompleksi var… Ötmek yok.
Herkes haydut olmak istiyor.
O haydut bizi hala soyuyor, değil mi? Yüce Tanrım!
Ben de haydut olmayacağım!.