Examples of using Hedefi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İki hedefi de izole etme tehdidiyle süratli bir şekilde ilerlediler.
Senin gibi insanların hedefi oğlum!
Belki artık tek hedefi kadınlar değildir… çünkü suçladığı kişiyi de öldürdü.
Ya ortak bir düşmanın hedefi olduysak?
Sür!- Lütfen hedefi tekrarlar mısınız? Sür!
Sonra hedefi e-postayla tehdit ediyor. Her şeyi kaydediyorlar.
IMF heyet başkanı Albert Jaeger de yeni düzenlemenin üç hedefi olduğuna işaret etti.
Bizim kurumumuzun 3 hedefi var.
Yani boyut, Eski Vahşi Batıdaki tükürük hokkaları gibi hedefi kolaylaştırmalıdır.
Ama Wardın hedefi oysa bir sebebi olmalı.
Hedefi sen değilsin.
Bu binalardan birisi kundakçının bir sonraki hedefi olacak. Çocuklar.
Lütfen hedefi tekrarlar mısınız? Sür! Sür!
Seneden beri ilk kez bir hedefi ıskaladı.
Sovyet taarruzunun iki hedefi vardı.
Jackin hayatı için hiçbir hedefi yok.
Eğer çok dikkatimi vermezsem genelde pek hedefi tutturamam.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.
Suçlular büyük bir katliamın hedefi oldu.
Gazabının bir sonraki hedefi o olacaktır.