Examples of using Helmut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Birlikte çalıştığı sanatçılardan bazıları Helmut Nadolski, Jacek Bednarek,
Ilse Schröder, Helmut Spielmann, Christa Stepansky,
George Soros, Helmut Schmidt, Vaclav Havel,
Billy Vaughn, Helmut Zacharias ve Zemlyane.
Sadece Helmuta bu araziyi almak için.
Maria Wiegandın onunla arkadaşlık kurması ve Helmutun evlenmek istemesi hayret edilecek bir durum.
Helmutun beni bir sapıklık girdabına soktuğu fikrine kapılmıştım.
Birden bire sadece Helmutun hayatıma anlam vereceği aşikâr oldu.
Nihayet Helmutun benim olacağını hissettim.
Neden Helmuta karşısınız?
Helmuta zarar verirsen, öldürürüm seni!
Helmutun tetikte olmasını sağlamalıydım.
Helmutu hoşnut etmek için her şeyi yapardım.
Bir keresinde rüyamda Helmutumu vuranın o olduğunu gördüm.
Helmuta ulaşmak için 15 adım.
Dikkat et, Ugo! Helmuta zarar verirsen, öldürürüm seni!
Dikkat et, Ugo! Helmuta zarar verirsen, öldürürüm seni!
Helmutu hoşnut etmek için her şeyi yapardım.
Vücudum, bedenim, duyularım umutsuzca Helmutu istiyordu.
Kabul ettim, Helmutla evleneceğim.