Examples of using Hesap in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bakıyorum da, hakarete göz yumayım mı diye hesap yapıyorsun.
Çok mu erken geldim? Hesap lütfen?
Hesap özetlerini mi gönderiyorsun?
Evet. Latincede hesap yöntemi anlamına gelir.
Hüküm yalnız Onundur. Ve hesap görenlerin en süratlisi de Odur.
Hesap aç. Neymiş?
Üstlerime hesap veririm, size değil, Yargıç.
Hesap lütfen.- Derdin ne senin?
Uzun sürsün istiyorum, böylece hesap yapmaya başlıyorum.
Bayan, hesabı alabilir miyim? Hesap, lütfen?
Aklıma'' hesap lütfen'' geliyor!
Lexington Avenue hesap numarasına aşırı yüklenmişsin.
Hesap ediyorum.
Gothamın hesap sorucusuyum.- Nesin sen?
Hesap aç. Neymiş?
Hesap verdiğim insanlara mı?
Hesap öğretmeni olduğumu hayal et.
Gittiğimi sormuştun. Hesap lütfen. Geçen gün ne kadar ileri.
Hey, hesap! Hesap nasil söylenir?
Kapıyı kapat. Burda sadece hesap yapmaya çalışıyorum.