ILGIMI in English translation

interest
faiz
ilgi
ilginç
ilgili
çıkarına
ilgilendiren
yararına
bir ilgi
attention
dikkat
ilgi
dikkatini çekmek için
has
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
you intrigue
i̇lgimi
interests
faiz
ilgi
ilginç
ilgili
çıkarına
ilgilendiren
yararına
bir ilgi
interested
faiz
ilgi
ilginç
ilgili
çıkarına
ilgilendiren
yararına
bir ilgi

Examples of using Ilgimi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Şu anda cadılardan çok Belthazoru öldürmek daha çok ilgimi çekiyor.
But right now, I'm more interested in killing Belthazor than witches.
Benim ilgimi her zaman çeker.
That always gets my attention.
Altın ilgimi çeker. Gel.
Your gold interests me. Come.
Haklıydın. Tüm o uydurulan komplolar oldukça ilgimi çekiyor.
What's keeping me interested is all the invented conspiracies. You were right.
Bunun, benim ilgimi çekeceğini biliyordun.
You knew that was gonna get my attention.
Hepsi ilgimi çekiyor, sorun da bu.
It all interests me, that the problem.
Belki değilim, ama bu insanlar ilgimi çekiyor.
Maybe not, but I can take an interest in people.
Halbuki senin kadar değerli biri, benim özel ilgimi hak eder.
But someone as valuable as you deserves my personal attention.
New Yorkta en çok ilgimi çeken ne biliyor musunuz?
May I tell you what most interests me about New York?
Daniel Craig gömleğini giyince… ilgimi kaybettim zaten.
Once Daniel Craig put his shirt back on, I lost interest.
Sizin durumunuz çok ilgimi çekti.
I was so interested, you know, in your case.
Basketbol sezonu bittiğine göre bütün ilgimi onlara verebilirim.
Now that basketball is over, I can give them my full attention.
Eski moda işler ilgimi çekiyor.
Old-fashioned work interests me.
bütün ilgimi kaybettim.
I have lost all interest.
Onu yatırmama izin ver. Sonra bütün ilgimi sana verebilirim.
Let me put him down, and I can give you my full attention.
Şimdi ilgimi çekmeyi başardın.
Now, you have got me interested.
Şimdi her şey ilgimi çekiyor.
And now everything interests me.
Sanatçıları severim ama onlara ilgimi çok çabuk kaybederim.
I like artists, but I lose interest in them real quick.
Ama… benim ilgimi çekmeyi başaramadın.
But… you failed to draw my attention.
Ve sende benim ilgimi sürdürmem için yalan söyledin?
And you thought you had to lie to keep me interested?
Results: 266, Time: 0.0348

Top dictionary queries

Turkish - English